24 Mayıs 2007 Perşembe

ÇAL BE HEMŞERİM


Bugün yine içim doldu bir hoşum,
Ağlatıcı bir hava çal be hemşerim.
Teller mızrap, mızrap anlatsın beni
Neymiş bu bendeki hal be hemşerim.

Tele söylet bu gönlümün has derdi,
Felek birzamanlar bize pes derdi,
Fincan kumralımı yolda gösterdi
Çıkmıyor bu tatlı fal be hemşerim.

Ben seni hep böyle durgun görürüm.
Daha bir yolun yok yorgun görürüm.
Şimdi dünyam elimdeki bardakta,
Gözüme bak sönen mumu bir daha yak'ta,
De... ÇAL BE HEMŞERİM.

Günüm boş geçmiyor şükür bu sene,
Şu doğru duranı al gayrı öne,
Dibimi delinmiş, boşaldı yine,
Boşalır taşar, çal be hemşerim.

AGORA MEYHANESİ

Sana bu satırları,
Bir sonbahar gecesinin felç olmuş köşesinden yazıyorum.
Beşyüz mumluk ampullerin karanlığında, saatlerdir boşalan
Kadehlere şarkılarımızı dolduruyor,
Tabaklardaki her zeytin tanesine
Simsiyah bakışlarını koyuyorum.
Ve kaldırıp kadehimi
Bu rezilce yaşamanın şerefine içiyorum.
Burası AGORA MEYHANESİ,
Burada yaşar aşıkların en divanesi
Ve en şahanesi...
Sen bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin
Sekiz köşeli meyhane seni bilir.
Burada saçların her teline bir galon içilir,
Gözlerin her rengine bir şarkı seçilir.
Burası AGORA MEYHANESİ,
Burası arzularını yitirmiş insanların dünyası
Şimdi, içimde sokak fenerlerinin yanlızlığı,
Boşalan kadehimde kahreden bir hafiflik
Bu akşam,
Umutlarımı meze yapıp içiyorsam
Elimde değil,
Buda bir nevi namuslu serserilik.
Dışarıda hafif bir yağmur var
Bu gece benim gecem.
Kadehlerde alaim-i semaların raksettiği,
Gönlümde arzuların hora teptiği gece bu...
Ve sana olan susuzluğumu,
Camlara vuran her damlada aramaktayım.
Birazdan plaklarda şarkılar susar,
Kadehler boşalır, umutlar biter, mezeler tükenir.
Birazdan bir mavi ay doğar tepelerden
Bu sarhoş şehrin üstüne.
Birazdan bu yağmurda diner.
Sen bakma benim böyle delice efkarlandığıma,
Mendilimdeki kızıl lekeye de boşver,
Yarın gelir çamaşırcı kadın
Herşeyden habersiz onuda yıkar.
Sen mesut ol yeter ki !
Ben olmasam ne çıkar ?
Dedim ; burası AGORA MEYHANESİ,
Burası kan tüküren mesut insanların dünyası.

23 Mayıs 2007 Çarşamba

DOSTLUK


İNSANLAR DA KEŞKE BÖYLE KAVGASIZ, DOSTÇA BİRARADA YAŞAYABİLSELER AHHH.

ATATÜRK

21 Mayıs 2007 Pazartesi

BİR DOSTA


DOST, Fırtınalı denizde binebildiğin sandal ve sığınabileceğin limandır. C.BOYLU

18 Mayıs 2007 Cuma



Dostlarınla öyle yaşa ki düşman olduğunda hakkında söyleyecek sözleri olmasın. Düşmanlarınla öyle yaşa ki dost olduğunda yüzün kızarmasın

1 Mayıs 2007 Salı

BALIKÇI TEKNELERİ



Seyhan Baraj gölünde balıkçı tekneleri. Fotoğraflar: Celali BOYLU

ATATÜRK DİYOR Kİ:

İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!