28 Haziran 2008 Cumartesi
24 Haziran 2008 Salı
AŞKTAN NEFES ALAMADIĞIM YERDE

AŞKTAN NEFES ALAMADIĞIM O YERDE
Çocukluğumun bahçesiydin sen
bütün bilinen mutluluklardan uzakta,
o sarışın akşam üstlerinde,
ıstırabın eşiğinde...
Nefesim sıkıştığında seni sevmekten
ömrünü okurdum o acı neşede,
boşalırdı ağzımdan o kanlı nefes
sonra çok özlendiği için acımasızca talan edilen
her baharda dönerdim oaraya...
O sarışın akşam üstleri
hiç gitmediğim uzaklardan döndüğüm yer olurdu...
Bilinen bütün mutluluklardan uzakta
kalırdım orada,
kalırdım çocukluğumun bahçesinde,
aşktan nefes alamadığım o yerde...
Cezmi ERSÖZ
BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akşam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır
Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar
Ataol BEHRAMOĞLU
23 Haziran 2008 Pazartesi
21 Haziran 2008 Cumartesi
KEREM KESKİN
YAŞASIN CUMHURİYET
Gölköy adında bir köy varmış Gelibolu’da
Televizyonda gösterdiler geçen gün.
Gelenek edinmiş köy halkı,
Ben kendimi bildim bileli bu böyledir
Diyor muhtar:
29 Ekim’de toptan sünnet ederlermiş
çocuklarını...
Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
Kirvesi tutmuş kolundan
Yatırdılar bir kamp yatağına,
Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
Elinde bıçağıyla,
Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
Yaşasın Cumhuriyet diye
Korkarım, bu, sade Gölköylülerin değil,
Umumuzun
Sade küçüklerimizin değil büyüklerimizin de
Düştüğü tarihsel bir yanılgı
Çünkü sünnet değil, farzdır Cumhuriyet
Can YÜCEL
17 Haziran 2008 Salı
12 Haziran 2008 Perşembe
DAYANIŞMA (AŞK)
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:Mutluluk,Üzüntü,Bilgi ve tüm diğerleri...AŞK dahil...
Bir gün adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş.
Bunun üzerine hepsi adayı terketmek için sandallarını hazırlamışlar.
AŞK adada en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse batmak
üzereymiş.Aşk yardım istemeye karar vermiş.O sırada zenginlik çok
büyük bir teknenin içinde, aşkın önünden geçiyormuş.Aşk sormuş:
- Zenginlik, benide yanına alırmısın?
Zenginlik:
- Hayır, demiş.Yerim yok.
Aşk bunun üzerine çok güzel bir yelkenlinin içindeki kibirden
yardım istemiş.
- Kibir, lütfen bana yardım et...
- Sana yardım edemem Aşk.Sırılsıklamsın ve teknemi mahvedebilirsin.
Aşk üzüntüye dönmüş:
- Üzüntü, ne olur seninle geleyim.
- Off... Aşk, o kadar üzgünüm ki yalnız kalmaya ihtiyacım var.
Mutluluk da aşkın yanından geçmiş ama o kadar mutluymuş ki aşkın
feryadını duymamış bile.Aşk birden bir ses duymuş:
- Gel Aşk, seni yanıma alacağım...
Bu aşktan yaşlıca birisiymiş.Aşk kendisini çok şanslı hissetmiş
ve kendini kurtaranın kim olduğunu öğrenememiş.Onun kim olduğunu
öğrenmekte aklına gelmemiş.
Yeni bir kara parçasına vardıklarında,Aşk'a yardım eden yoluna
devam etmiş.Ona haayatını borçlu olduğunu farkeden Aşk, Bilgi'ye
sormuş:
- Bana kim yardım etti?
Bilgi:
Sana Zaman yardım etti.
- Zaman mı?Neden bana yardım etti ki?
Bilgi gülümsemiş:
- Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük ve güçlü olduğunu anlayabilir.
Bir gün adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş.
Bunun üzerine hepsi adayı terketmek için sandallarını hazırlamışlar.
AŞK adada en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse batmak
üzereymiş.Aşk yardım istemeye karar vermiş.O sırada zenginlik çok
büyük bir teknenin içinde, aşkın önünden geçiyormuş.Aşk sormuş:
- Zenginlik, benide yanına alırmısın?
Zenginlik:
- Hayır, demiş.Yerim yok.
Aşk bunun üzerine çok güzel bir yelkenlinin içindeki kibirden
yardım istemiş.
- Kibir, lütfen bana yardım et...
- Sana yardım edemem Aşk.Sırılsıklamsın ve teknemi mahvedebilirsin.
Aşk üzüntüye dönmüş:
- Üzüntü, ne olur seninle geleyim.
- Off... Aşk, o kadar üzgünüm ki yalnız kalmaya ihtiyacım var.
Mutluluk da aşkın yanından geçmiş ama o kadar mutluymuş ki aşkın
feryadını duymamış bile.Aşk birden bir ses duymuş:
- Gel Aşk, seni yanıma alacağım...
Bu aşktan yaşlıca birisiymiş.Aşk kendisini çok şanslı hissetmiş
ve kendini kurtaranın kim olduğunu öğrenememiş.Onun kim olduğunu
öğrenmekte aklına gelmemiş.
Yeni bir kara parçasına vardıklarında,Aşk'a yardım eden yoluna
devam etmiş.Ona haayatını borçlu olduğunu farkeden Aşk, Bilgi'ye
sormuş:
- Bana kim yardım etti?
Bilgi:
Sana Zaman yardım etti.
- Zaman mı?Neden bana yardım etti ki?
Bilgi gülümsemiş:
- Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük ve güçlü olduğunu anlayabilir.
11 Haziran 2008 Çarşamba
ÖLÜME ERKEN SEVGİYE GEÇ

Ya zamanından çok erken gelirim..
Dünya'ya geldiğim gibi,
Ya zamanından çok geç,
Seni bu yaşta sevdiğim gibi....
Mutluluğa hep geç kalırım.
Hep erken giderim mutsuzluğa..
Ya herşey bitmiştir çoktan,
Ya hiçbirşey başlamamış...
Öyle bir zamanında geldim ki yaşamın,
Ölüme erken,sevgiye geç..
Yine gecikmişim bağışla sevgilim..
Sevgiye on kala,ölüme beş......
Aziz NESİN
10 Haziran 2008 Salı
DAVET

DÖRTNALA GELİP UZAK ASYADAN
AKDENİZ'E BİR KISRAK BAŞI GİBİ UZANAN
BU MEMLEKET BİZİM!
BİLEKLER KAN İÇİNDE,DİŞLER KENETLİ,AYAKLAR ÇIPLAK
VE İPEK BİR HALIYA BENZEYEN TOPRAK
BU CEHENNEM,BU CENNET BİZİM!
KAPANSIN EL KAPILARI BİR DAHA AÇILMASIN
YOK EDİN İNSANIN İNSANA KULLUĞUNU
BU DAVET BİZİM!
YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR
VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE
BU HASRET BİZİM!
Nazım HİKMET
ÖZLEYİŞ
5 Haziran 2008 Perşembe
GÜN BATIMI
Gün batımları geliyorsun aklıma,
Sanki tutacakmışım gibi,
Ellerimi uzatıyorum akşamlara,
Yavaş yavaş uzaklaşırken sen,
Birden yok oluyorsun,
Gözlerimin önünden.
Aynı gün batımı gibi,
Portakal renkli akşamlar başlıyor,
Ardından.
Her zamanki karanlıkta,
Ve ben her güneşin batışını
Bekliyorum sabırsızca,
Çünkü;
Gün batımları geliyorsun aklıma.
R.KESKİN
3 Haziran 2008 Salı
GÜN OLUR

Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çicekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!..
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur, başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi...
ORHAN VELİ
2 Haziran 2008 Pazartesi
KEREM 'İN DEKLANŞÖRÜNDEN CELAL AMCASI
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


