29 Şubat 2012 Çarşamba

SEN YOKSAN


                                                   

Bugünlerde toprağa cemre düşecek diyorlar…
Düşmesin…

*


Çiçekler açmasın…
Lüzumu yok rengin…

*

Kuşlar ötmesin sabahları…
Sesi çıkmasın kumrunun…
Sussun serçeler…

*

Gün ışığını da istemem başımda…
Razıyım…
Karanlık kalsın…
Güneşi söndürsünler…

*

Kırasım geliyor ellerimi…
Kemancı varsın çalmasın…

*

Sözler şarkıları terk etsin…
Türküleri söylemesinler…

*

O barda arada sırada bir kız çıkar…
Gözleri siyah, bakışları mavi…

Bir sandalyeyi tutarak söyler hüzünlü şarkısını…
Hem sevgililerini terk edip kendisi, hem birazdan ağlayacağını bilir garsonlar…

Sussun…

*

Şişeler boş…
Bardaklar dipsiz…

Süt kesilsin rakı…
İstediğin kadar iç…
Cemal sallanamasın…

*

Seni senden almışlarsa…
Korkmuşsan…
Sinmişsen…
Sesin çıkmıyorsa…
Söyleyecek sözün yoksa…
Böyle zamanlarda hava da gerekmez ya…
Nefes kalsın…

*

Sen yoksan…
Issız çöle dönmüşse topraklar…
Kimimiz kelebek, kimimiz uğurböceği, menekşeler açmış başak tarlasına benzemiyorsa vatan…
Görmek istemem…

İki gözüm aksın…
Bekir COŞKUN


Yalancı Bahar


                                               


Kaç baharı gerçek sanıp kandık söylesenize... Kaçına "Nihayet" hasretle kucak açtık ve kaçında yanıldık... Kaç kez ayaz vurmuş dallarımızda filizlerimiz söndü. Yine de uslanmadık. Yine geveze bir dosta sırlarımızı açar gibi açıldık yalancı bahara...

Yine yanıldık. Peşinden bastıran tipiyle ayıldık. Ne yapalım ki, dalında patlamayı bekleyen bir tomurcuk gibi susamıştık ilkyaza... Kaç zaman olmuştu kendimizi güneşin kollarına bırakıp, ormanda yayılan kekik kokularıyla sarhoş olmayalı...

Tahmin ediyorduk, üzerimize katran rengi bir kafes gibi çöken bulutların ardında güneşin gülümsediğini... Daha ilk ışınları deler delmez kafesi, açtık iştahla ruhumuzun pencerelerini...

Bahar öyle kolay gelmezdi aslında; biliyorduk; yanlış baharlarda az mı ayaz yemiştik. Kaçımız mart güneşine aldanıp açılmış ve kara kafesin ağına düşmüştü yeniden...

Bahar, ilan - ı aşk mevsimiydi; astık aşklarımızı ilan panolarına, sevdalar yasakken daha... Bahar, barışın mevsimiydi; müjdeledik barışı, silahlar konuşurken hâlâ...

Söyledik, ancak yazın söylenecekleri, güneş henüz toprağı ısıtmamışken... Cemreler düşmemişken ilkyazın koynuna...

Yalanmış meğer bahar; daha vakti değilmiş, aşkın da barışın da... Güneşe kananlar, yazı beklerken bahardan oldular; kesildi sesi soluğu, erken öten horozların... İyisi mi itirafçı olalım; biliyorduk "İşte bahar" derken, ardından gelecek ayazı...

"Yalan bu çıkma" demişti temkinliler, edbirliler, "çıkarken üstüne kalın bir şey al"anlar, "başına bir iş gelmesin"den ürkenler... Ama bahar, olanca işvesiyle sokağa çağırıyordu. Aşk, ilan panosuna asılmayı bekliyordu, barış bir kuş gagasında müjdelenmeyi...

"Erken mi geç mi" hesabına gelmezdi ikisi de... Peşlerine düşülmeli, ilan edilmeli, müjdelenmeliydiler. Güneşi görür görmez seranada ve barış türkülerine başladık. Vakti gelmeden açıldık, geç kalmadan davranma telaşında... Erkenmiş. Kursağımızda kaldı bahar sevinçleri...

Erken öten horozlar, erken açmış çiçekler, erken doğmuş bebekler gibi kesildik, solduk, öldük. Yine tedbirliler ulaşacak salimen yaza; biz yakalandık, zalim ayaza...

Ama itirafçı olsak da pişman olmadık. Az da olsa ısındık hiç olmazsa... Vakitsiz de olsa söyledik, söylenmesi gerekeni... "Bahar yalan mıymış gerçek mi" dinlemedik. Güneşin ilk dokunuşuyla haber verelim dedik, ardından gelecek müjdeyi...

Aşk için erkendi belki; barış henüz uzak...

Ama ikisi de gelecekti nasılsa sonunda...

Hep bildik ki, habercisidir yalancı bahar, sahicisinin...

Bazen vaat, hediyeden de kıymetlidir. Kesilmeyi göze alıp erken ötmek yeğdir çoğu zaman, susup doğru zamanı kollamaktan...

Sonunda olan yalana kananlara olur, onlar müjdeledikleri şeyi göremeden giderler. Lakin çoğu buna gönüllüdür. Güneşe en erken onlar dokunmuşlardır, elbet en erken yanan onlar olacaktır.

Belki "İkinci Bahar"ı yaşayanlar bilir kıymetlerini..



  C.Dündar







20 Şubat 2012 Pazartesi

BENİ UNUTMA...


                                                         rekeskin@gmail.com


                                  Bir gun gelirde unuturmus insan 
En sevdigi hatiralari bile 

Bari sen her gece yorgun sesiyle 

Saat on ikiyi vurdugu zaman 
Beni unutma 
Cunku ben her gece o saatlerde 
Seni yasar ve seni dusunurum 
Hayal icinde perisan yururum 
Sen de karanligin sustugu yerde 
Beni unutma 
O saatlerde serpilir gulusun 
Bir avuc su gibi icime, ey yar 
Senin de basinda o cilgin ruzgar 
Deli deli esiverirse bir gun 
Beni unutma 
Ben ayagimda carik, elimde asa 
Senin icin su yollara dusmusum 
Senelerce sonra sana donusum 
Bir mahser gunune de raslasa 
Beni unutma 
Hala duruyorsa yesil elbisen 
Onbir gun benim icin giy 
Saksidaki penbe karanfilde cig 
Ve bahcende yorgun bir kus gorursen 
Beni unutma 
Buyuk acilara tutustugum gun 
Cok uzaklarda da olsan yine gel 
Bu olurcesine sevdigine gel 
Ne olur Tanriya kavustugum gun 
Beni unutma .





Ü.Y.Oğuzcan


SANA....


                                                      rekeskin@gmail.com





Sana siirler okuyacagim, gitme 
Gunesler dogacak yalnizligimdan 
sana bir isik getirecegim 
Buyuk aydinligimdan 
Sana bir dolu umut getirecegim 
Kucuk ellerine sigmayacak 
Sana Afrika gecelerini getirecegim 
Simsicak 

Sana cicekler getirecegim 
Bozulmus guz bahcelerinden 
Sana bir serinlik getirecegim 
Yagmur tanelerinden 

Sana avuc avuc yildiz getirecegim 
Gunesimden baska 
Sana engin denizlerin maviligini getirecegim 
Kopuk kopuk dalga dalga 

Sana bir ruzgar getirecegim 
Daglardan, tepelerden 
GITME, sana zamani getirecegim 
Zamanin bittigi yerden 


 Ü.Y.Oğuzcan









Paylaş

MUMLARIN ÖYKÜSÜ


                                                    rekeskin@gmail.com





Dört mum yavaşca yanıyordu. Ortam çok sessizdi ve konuşmaları duyuluyordu.

İlk mum konuştu; Ben ´BARIŞIM´ dedi. Hiç kimse benim yanık kalmamı istemiyor, biliyorum ki söneceğim dedi. Kısa süre sonra alevi azaldı, yavaşça söndü.

İkinci mum konuştu; Ben 'İNANCIM' dedi. Neredeyse herkes, beni artık gerekli görmüyor. O nedenle artık bana ihtiyaç yok dedi ve konuşmasını bitirdi. Alevi azaldı ve söndü.

Üçüncü mum konuştu ; ben SEVGİYİM dedi, yanık kalmam için artık gücüm yok, insanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı. Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular dedi, alevi azaldı ve söndü.

Ansızın bir çocuk odaya girdi ve üç mumun yanmadığını gördü. " NEDEN YANMIYORSUNUZ, SİZİN SONUNA KADAR YANMANIZ GEREKİR "dedi ve ağlamaya başladı.

Dördüncü Mum çocuğa döndü ve ;" KORKMA BEN HALA YANIYORUM DİĞER MUMLARI YENİDEN YAKABİLİRİZ,BEN UMUDUM " dedi.

Parlayan gözlerle çocuk "umut" adlı mumu aldı ve diğer mumları tekrar yaktı.

“UMUDUN ALEVİ YAŞAMINIZDAN HİÇ EKSİK OLMASIN " ve böylece hepimiz UMUDU, BARIŞI, SEVGİYİ ve İNANCI sürdürebilelim .










alıntı






Paylaş

15 Şubat 2012 Çarşamba

AŞKTI O...!


                                                  rekeskin@gmail.com





Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi
Aşktı o! Beni durup durup yenileyen
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
Oydu, doludizgin gidişime dur diyen

Bir bıçaktın keskin yüzünde kan lekesiydim
Aşkti yine beni yıkayan, arıtan su
Böyle ak pak olacağımı bilir miydim?
İçimde açmasaydı o sevmek duygusu

Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü
Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın
Görsün prangalarım o doğacak günü

Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın
Seninle her yerde güzel, her zaman yeni
İstemem, sensiz hatırlamasınlar beni








Ümit Yaşar OĞUZCAN..








Paylaş

13 Şubat 2012 Pazartesi

UNUTTUN MU BENİ...


                                                          rekeskin@gmail.com




Unuttun mu beni, her şeyimi
Sildin mi bütün izlerimi
Hüç düşmedim mi aklına
Hiç çalmadı mı o şarkı?
O sahil, o ev, o ada
O kırlangıç da küs mü bana
Sanırdım ki aşklar ancak filmlerde böyle
Ben hâlâ dolaşıyorum avare
Hani görsen, enikonu divane
Ne yaptıysam olmadı, ne çare
Unutamadım, gitti !
Ey aşk neredesin şimdi
Sen de mi terk ettin beni
Ne hata ettiysem, affet
Büyüklük sende kalsın, e mi
Sen de olmazsan eğer, batar artık bu gemi
Unuttun mu beni, her şeyimi
Sildin mi bütün izlerimi.




S.Aksu








Paylaş

BEKLE...



                                                      rekeskin@gmail.com





Elbet bir gün, bütün çiçekler beyaz açar
Hür ve mes’ut bir şarkı halinde
Penceremizden uzanır nur.
İstediğimiz şekilde doğar gün,
Dilediğimiz gibi yağar yağmur.

Gök yüzüne hayranlığımız biter;
Kapımıza çırılçıplak gelen bahar,
Bir tohum halinde toprağa düşer.
Bizim için başka türlü eser rüzgâr
Bahçelerin aşinalığı artar.
Herkes gibi biz de doyasıya yaşarız hayatı

Yıldızlar dilimizle konuşur.
Elbet bir gün, bizim de sevgilim
Köyümüzde beyaz badanalı, bir evimiz olur.

Yaşar KEMAL





































Paylaş

9 Şubat 2012 Perşembe

KARLI KAYIN ORMANINDA


                                                     rekeskin@gmail.com





Karlı kayın ormanında
Yürüyorum geceleyin
Efkarlıyım, efkarlıyım
Elini ver nerde elin

Memleket mi yıldızlar mı
Gençliğim mi daha uzak
Kayınların arasında
Bir pencere sarı sıcak

Ben ordan geçerken biri
Amca dese gir içeri
Girip yerden selamlasa
Hane içindekileri

Yedi tepeli şehrimde
Bıraktım gonca gülümü
Ne ölümden korkmak ayıp
Ne de düşünmek ölümü


Z.Livaneli















Paylaş

ANLIYORSUN DEĞİLMİ...?


                                                    rekeskin@gmail.com






Hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde 
Bir türkü tutturmuşum duyuyorsun değil mi?
Çalacak bir kapım yok mutluluğa hasretim 
Artık sokaklar benim görüyorsun değil mi?

Zaman akmıyor sanki Saatler durmuş bugün 
Sonsuz yalnızlığımda bir tek sen varsın bugün
Ya dön bana artık duyuyor musun beni? 
Ya çık git dünyamdan anlıyorsun değil mi?

Bir resmin kalmış bende tam ortadan yırtılmış 
Hani siyah kazaklı biliyorsun değil mi?
Gözlerimden süzülen bir kaç damla anıda 
Senin Sıcaklığın var anlıyorsun değil mi?

B.Manço
















Paylaş

BAĞLANMAYACAKSIN...


                                                            rekeskin@gmail.com




Bağlanmayacaksın bir şeye
Öyle körü körüne
“O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin
Demeyeceksin işte
Yaşarsın çünkü
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki
Çok sevmeyeceksin mesela
O daha az severse kırılırsın
Ve zaten genellikle o daha az sever seni
Senin O’nu sevdiğinden.

Çok sevmezsen çok acımazsın
Çok sahiplenmeyince
Çok aitte olmazsın hem
Çalıştığın binayı
Masanı, telefonunu, kartvizitini
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.

Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları
Mesela kuzey yıldızı
Senin yıldızın olacak
“O benim” diyeceksin
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin..
Mesela gökkuşağı senin olacak

İllede bir şeye ait olacaksan,
Renklere ait olacaksın,
Mesela turuncuya,
Yada pembeye,
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden
Çok ait olmadan yaşayacaksın
Senin değillermiş gibi davranacaksın
Hem hiçbir şeyin olmazsa
Kaybetmekten de korkmazsın
Onlarsızda yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın
Çok eşyan olmayacak mesela evinde
Paldır küldür yürüyebileceksin
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin

Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat
İlişik yaşayacaksın
Ucundan tutarak..




C.Yücel










Paylaş

2 Şubat 2012 Perşembe

EY HAYAT...


                                                      rekeskin@gmail.com





Can yoldaşı dostlar çekildi gittiler
Ecel çiğnedi hepsini birer birer
Yan yana oturmuştuk hayat sofrasına
Bizden birkaç kadeh önce sızdı gittiler








   Ö.Hayyam











Paylaş

1 Şubat 2012 Çarşamba

BENİ GÜZEL HATIRLA



                                                        rekeskin@gmail.com




Beni güzel hatırla 
Bunlar son satırlar 
Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından 
Yada bir yağmur sel oldum sokağında 
Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim
Beklide bir rüyaydım
Senin için..
Uyandın ve ben bittim
........

Beni güzel hatırla
Dizlerimde uyuduğunu düşün
Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
Anlından öptüğüm dakikaları
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğini düşün
Şaşırtmayı severim biliyorsun
Bu da sana son sürprizim olsun
Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla
GİDİYORUM … 














ORHAN VELİ KANIK








Paylaş